MHP'den Yavaş'a çok sert yanıt geldi

MHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak istediğini açıklayan Mansur Yavaş'a genel merkezin yanıtı sert oldu.

GÜNDEM 05.07.2013, 23:20 05.07.2013, 23:24
3027
MHP'den Yavaş'a çok sert yanıt geldi
 












MHP'nin 2009 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir adayı olan Mansur Yavaş'ın "2014'te adayım. Tek beklentim şahsıma yapılan haksızlıkların giderilmesi"açıklamasına partiden sert bir rest geldi. MHP'nin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Allah yolunu açık etsin. Kendisi özür dilesin. Mansur Bey nereden istiyorsa  istiyorsa oradan aday olabilir" dedi.

SEÇİMİ KAZANAMAMIŞTI

Beypazarı Belediye Başkanıyken, 2009'da MHP'nin büyükşehir adayı olan Yavaş, seçimi kazanamamış ve partinin Merkez Yönetim Kuruluna seçilmişti. MYK üyesi olduğu süreçte Genel Başkan Devlet Bahçeli'yi eleştiren mektubu, kamuoyuyla paylaşınca Yavaş'ın partiyle bağı zayıflamıştı. Yavaş daha sonra Bahçeli ile yaptığı bir telefon konuşmasının da deşifresini kişisel internet sitesinden yayınlamıştı.

ANKARALILARA BORCUMU ÖDEMEK İSTİYORUM

Eski MHP'li Turgut Altınok'un AK Parti'den istifa ederek, MHP'ye geçiş sinyal vermesinin ardından Mansur Yavaş'tan önemli bir hamle geldi. Yavaş, şahsına yapılan haksızlıkların giderilmesi halinde 2014'teki yerel seçimlerde MHP'den aday olabileceğini belirterek, Ramazan ayı sonuna kadar bekleyeceğini açıkladı. Partinin başka bir isim açıklaması durumunda da adaylığı kesin olarak düşündüğünü anlatan Yavaş, "Ankaralılara olan borcumu ödemek istiyorum" dedi.

İŞTE İPLERİ KOPARAN O MEKTUP

Yavaş'ın partideki sorunları aktarmak için Bahçeli'ye yazdığı o mektup şöyleydi:

Sayın Genel Başkanım, 

Haziran ayında ülkemiz için büyük öneme haiz genel seçimler yapılacaktır. Bu seçimler öncesinde partimizde gördüğüm bazı aksaklık ve yanlışlıkları ifade etmek için bu mektubu yazmış bulunuyorum. Bu sorunlar giderilmeden yapılacak bir seçimde yine kaybetme riskinin çok büyük olduğuna inandığımdan dolayı, taşıdığım ülkücü sorumluluk nedeniyle bu ikazları bugün yapmanın önemine inanarak bu mektubu kaleme almış bulunuyorum.

Böyle bir yöntemi seçmemin sebebi, üyesi bulunduğum Merkez Yönetim Kurulu'nun, maalesef bir karar veya istişare kurulu olarak değil, alınmış kararları tartışmadan onaylama kurulu gibi çalışmasıdır. Kurulun bugüne kadar herhangi bir konuda tartışma, konuşma ve teklif verme gibi bir işleyişi olmadığından, gördüğüm rahatsızlıkları size iletebilmek için bir başka yöntem kalmamıştır.

Gidişatın iyi olmadığını görüyor ve insanımızın büyük fedakarlıklarla ayakta tuttuğu hareketimizin, 40 yıllı aşkın mücadelemizin yine hüsrana sürüklenmemesini diliyorum.

Örneğin, Merkez Yönetim Kurulu'nda partimizin referandumda sergileyeceği tutum tartışılmış olsaydı, sanıyorum ülkemiz ve hareketimiz için bundan çok daha hayırlı bir sonuç doğabilirdi. Ama MYK'nın görüşünün ne olduğu merak bile edilmeden, ülkücü harekete yabancı dar bir kadronun elinden çıkan politikalarla "CHP'yle özdeş parti" suçlamalarına çanak tutan bir anlayış sergilenmiştir. Referandumdaki strateji hatası, milliyetçiliğin en yüksek oranda taban bulduğu ve çevreye serpildiği Orta Anadolu'dan başlamak üzere, geleneksel oy bölgelerimizde çok ciddi zaafiyete yol açmıştır.

Yine; geçen genel seçimler öncesinde ve daha sonra da yakın zamanda "Güç Birliği" adı altında partiye yapılan katılımlarla ilgili Merkez Yönetim Kurulu'nda bu konu tartışmaya açılmamıştır. Elbette bir siyasi parti katılımlarla güçlenir. Ama bizde katılımların güç mü verdiği, yoksa tartışmalara mı yol açtığı konusu karmaşıktır. Daha önce başka ülkeler hesabına çalıştığı suçlamasıyla partiye üye bile yapılmayanların adeta sembol isim gibi sunulması, cuntacı oluşumlarda yer aldığı iddiasıyla hakkında davaların devam ettiği isimlerin ön plana çıkarılması kamuoyunda ciddi kuşkular uyandırmıştır. 1995 yılındaki travmayı yaşayan her ülkücüde ikinci Nusret Demiral vakası endişesi başlamıştır. 

Ülkücü çizgiye sadakat bekleyen kitleler, Yalçın Küçük'ün teşekkürüne mazhar olmayı, milliyetçi-muhafazakar insanımızın beklentilerine tercih eden anlayışı içlerine sindirememektedirler. Ülkemizde milliyetçilikle muhafazakarlığın içiçe olduğunu bilmeyen, bunların etle tırnak gibi olduğunu algılayamayan, içinde maneviyatı barındırmayan bir milliyetçiliğin halk tarafından CHP'yle aynı kategoride değerlendirildiğini fark edemeyen bir siyaset tarzıyla bu hareketi iktidara taşıyamayız. Millet iradesinin önemli bir bölümüne elitist bir yaklaşımla adeta tepeden bakan, referandumda evet oyu kullanmış yüzde 58'lik bir kitleyi neredeyse yok sayan, bütün programını hayır oyu kullananlar üzerine yapan ve bunu açıkça ilan eden bir anlayışla sonuç almamız mümkün gözükmemektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi, milli birlik ve bütünlüğün partisi, Türkiye'nin partisi olmak durumundadır. Ama son yıllarda görülmektedir ki,Türkiye coğrafyasının büyük bir kısmında gerilemekteyiz. Maalesef Batı ve Güney sahillerine sıkışan, "ülke partisi" olmaktan uzaklaşan, "belli bölgelerin partisi" olmaya doğru yol alan bir görüntü ortaya çıkmıştır. Bu gerilemeyi doğru okuyacak, tedbir geliştirecek ve partiyi geniş kitlelerle buluşturabilecek bir siyaset tarzını yeniden hayata geçirmek zorundayız.

Türkiye'de seçmen kitlesinin ana gövdesini oluşturan milliyetçi-muhafazakar seçmenlerde partimize karşı oluşmuş olan güven probleminin aşılması için acil tedbirlere ve bu tedbirleri yürütecek yönetici kadrolara ihtiyaç vardır. Halk tarafından tasfiye edilmiş merkez sağın eskileri eliyle yürütülen ve merkez sola öykünen bir siyaset tarzı sözünü ettiğim güven problemini aşamaz, tam tersine derinleştirir. Milliyetçilik, milletin ve onun değerlerinden yana olmak, her türlü tehdit ve baskı altında bile onun hukukunu korumaktır. Üzülerek ifade ediyorum ki, bugünkü statükocu görünüm, bizleri o statükoyla aynı akıbete sürüklemektedir.

İzlenme oranları ve etkileri sınırlı, ayrıca halk tarafından soğuk bulunan bazı televizyon kanalları ve gazetelerle kendimizi oyalayabiliriz. Ama ülke gerçekleri maalesef çok farklıdır. Sivil toplum kuruluşlarımız ve onların en büyük ayağı olan sendikaları günden güne güç kaybetmektedir. Dünün en büyük memur sendikaları, meslek kollarında temsil vasıflarını kaybetmiş bulunmaktadır. Endişemiz o ki, bir süre sonra varlıkları tartışılır hale bile gelebilir. Partinin ülkedeki pozisyonuyla paralel büyüyen ve küçülen bu kuruluşların eriyor olması çok büyük bir üzüntü kaynağıdır.

Haziran ayından itibaren ülkede yeni bir parlamento teşekkül edecektir. Bizzat iktidar partisi tarafından restorasyon dönemi olacağı ilan edilen bu dönemde, ülkücülerin bulunmaması, bu süreçte etkili olamaması elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Dolayısıyla hiçbir şey yokmuş, herşey mükemmel gidiyormuş gibi davranıp görevden kaçamayız. 40 yıldır taşıdığım ülkücü sorumluluk bu ikazları daha fazla gecikmeden yapmamı mecbur kılmıştır.Seçim akşamları sonuçlar gelince ortaya çıkan şerefli yenilgilere kılıf aramak yerine, bugünden tedbir geliştirilmesi için gayret göstermek bu sorumluluğun bir gereğidir.

Sayın Genel Başkanım,

Tamamen dostane ve iyi niyetle kaleme alınan bu düşüncelerimi dikkate almanızı diliyorum. Her türlü görevlendirmenin sadakat esasına göre değil, liyakat esasına göre yapılmasını, istişare ve karar organlarının gerçek amacına uygun kullanılmasını, seçmende oluşan "CHP'lileşme" algısını giderecek ülkücülüğe özgün siyaset anlayışına tekrar kavuşulmasını ümit ediyorum. Aksi halde ortaya çıkacak tablonun vebalini hiç kimsenin taşıyamayacağını hatırlatmak istiyorum.

Hiçbir art niyet taşımadan yukarıda sıralamış olduğum düşünce ve teklifler sadece şahsıma değil, aynı zamanda sizden bu konuda hareket bekleyen ülkücü tabana aittir."





Yorumlar (0)
13
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 16 Nisan 2021
İmsak 04:33
Güneş 06:03
Öğle 12:53
İkindi 16:36
Akşam 19:34
Yatsı 20:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 33 41
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23